Yaşlanma süreci ile kıl köklerinde görülen değişiklikler saçın uzama dinamiğini, yapısını ve rengini etkileyerek yaşlı bireylerde karakteristik saç ve kıl bulgularına yol açmaktadır. Bu fizyolojik süreç dışında erişkinlerde görülebilen bir çok saç ve saçlı deri hastalığı geriatrik bireyleri de etkileyebilmektedir.
Geriatrik bireylerde en sık gözlenen saç ve kıl değişikliği ağarmadır.Bunun dışında saçlarda matlaşma olur ve saç çapı azalarak terminal kıllar vellöz kıllara dönüşür.Saçlı deride saçlar her biri ortalama dörder follikül içeren folliküler üniteler halinde bulunmaktadır. Yaşla beraber bu folliküler ünite sayısı azalmakta ya da değişmemektedir. Saçın uzama fazı olan anagen faz dönemi 3 yıl sürmekte olup bu dönemde saç ayda ortalama 1 cm uzamaktadır ve bu hız yaşlanma ile yavaşlamaktadır. Saç kaybı (alopesi) yaşlı bireylerde sık görülmekte olup saçlarda seyrelme ile karakterizedir. Bu görünüm her zaman aşırı saç dökülmesi ile ilişkili olmayıp saç gövdesindeki incelmeye de bağlı olabilir.Hormonal nedenlerle yüzde tüylenme artışı da yaşlı bireylerde sık gözlenebilen kıl değişikliklerindendir.
Ağarma geriatrik bireylerdeki en sık saç değişikliği olup kıl renginde beyaz/gri değişikliğe yol açar ve en sık temporal bölgeden başlar.Melanositler normalde dermal papilla üzerinde bulunur ve melanozom transferi ile saç gövdesine rengini verir. Yaşla beraber melanosit sayıları değişmezken sitoplazmada melanozom için- deki melanin pigmenti azalmakta olup bu değişiklik tirozinaz aktivitesi ve dihidro- ksifenilalanin reaksiyonundaki azalma ile ilişkilendirilmiştir.
Yaşlılardaki saç dökülmesi erişkinde de görülebilen telojen effluvium ve androgenetik alopesi (AGA) ile ilişkili olabilmektedir. Akut ve kronik hastalıklar, demir ek- sikliği, tiroid hastalıkları, cerrahi girişim, besin yeter sizlikleri özellikle postmenopozal bayanlarda telojen eff- luvium nedenlerindendir. Betablokörler, bazı antihiper- lipidemik ilaçlar, NSAİİ ve antikoagülanlar ilaçlara bağlı alopeside en çok suçlanan ajanlar olmakla birlikte bu ko- nuyla ilgili geniş çalışmalara ihtiyaç vardır. Yine meta- bolik hastalıklar ve hormonal anormallikler saç kaybına neden olabilmektedir.1 Yaşlı bireylerde görülen alopesi- nin çinko eksikliğine bağlı olabileceği de akılda tutul- malıdır.6 Geriatrik bireylerde sık rastlanabilen hipotiroidi alopesinin altta yatan nedeni olabilemektedir. Bazı bayanlarda hormon replasman tedavisi (HRT) içeriğindeki metiltestosteron ya da progestin gibi ajanlar saç dökülmesi yapabilmektedir.Bütün bunların yanında geriatrik bireylerde görülen saç kaybında genetik faktörler ön plandadır.
Yaşlılık alopesisi (senescent alopecia) özellikle 60 yaş sonrası tüm saçlı deride görülen diffüz saç incelmesi ile karakterize olup ailede kellik öyküsü bulunabilmek- tedir. Bazı saç merkezlerinde yaşlılık alopesisi tanı olarak kullanılmamakta ve androgenetik alopesi (AGA) ya da diffüz alopesi gibi diğer alopesi tipleri içinde değerlendirilmektedir.Yaşlılık alopesisi var olan diffüz alopesi ya da AGA üzerine zamanla eklenmekte olup yaşlılığın tek başına ciddi bir alopesi nedeni olmadığı düşünül- mektedir. Önceki yıllarda yaşlılıkla folliküler minyatü- rizasyonun olmadığı düşünülürken sonraki yıllarda yaş ilerledikçe vellöz kıl sayısının arttığı ve follikül sayısı- nın azaldığı gösterilmiştir. Ayrıca yaşlılık alopesisinde AGA’ da olduğu gibi perifolliküler inflamasyon bulgu- ları yoktur. Sıklıkla eşlik eden AGA bulgularına rastlan- maktadır.7,8,11 Yaşlılık alopesisindeki bu değişiklikler androjen metabolizması ve genetik faktörlere bağlan- maktadır.Yaşlılık alopesisi tedavisi ile ilgili kanıta dayalı çalışma olmamakla birlikte topikal %2 veya %5’lik minoksidil kullanılabilmektedir.
AGA’da dihidrotestosteron (DHT) hormonu kıl köklerinde minyatürizasyona yol açmakta ve terminal kıllar daha ince vellöz kıllara dönüşmektedir. Erkeklerde (erkek tipi) ve kadınlarda (kadın tipi) farklı karakteristik paternlerde görülmektedir.1 Erkeklerde daha sık rastla- nır ve daha erken yaşlarda başlarken kadınlarda daha az ve daha geç yaşta görülür. Yaşlılık alopesisindeki saç sey- relme paterni AGA’ daki paterne benzemekte ve sıklıkla geriatrik bireyle