Doç. Dr. Selda Pelin Kartal Dermatoloji Uzmanı


Telefon No :

news-2
Gebelikte derimiz nasıl değişir?

Gebelikte derimiz nasıl değişir?

Gebelikte meydana gelen deri değişiklikleri immünolojik, endokrin, metabolik ve vasküler değişiklikler sonucudur. Bazı araştırmacılar tarafından ciddi boyutlarda olduğu zaman patolojik olarak kabul edilirler.

Gebelikte görülen hormonal değişiklikler

Gebelikte görülen hormonal değişiklikler oldukça çeşitlidir ve sebebi sadece ovaryan ya da plasental kaynaklı hormonlar değildir. Plasenta ve overlerden östrojen üretimi ikinci aydan terme kadar devam eder. Progesteron daha çok plasentadan, daha az olarak overlerden salgılanır ve gebeliğin 5. ayında pik yapar. Plasenta aynı zamanda human koryonik gonadotropin (HCG) kaynağıdır. HCG ilk trimesterde hızlı bir şekilde artar ve daha sonra östrojen ve progesteron artışı ile dramatik bir düşüş gösterir. Diğer endokrin organlardan pitüiter bez, gebelikte neredeyse iki katına çıkar ve gonadotropin hormon salınımını sağlar. Adrenal korteks ise, gebelikte belirgin bir hipertrofiye uğrayarak hormon üretimi ve sekresyonunu arttırır. Adrenal hormonlar; glukokortikoid kortizol, mineralokortikoid aldosteron ve seks steroid hormonu olarak da dehidroepiandrosteron içerir. Gebelikte tiroid bezi volümünde ve hormon sekresyonunda artış ikinci trimesterden itibaren görülmeye başlar. Bu durumun en önemli etkilerinden birisi bazal metabolik hızda artıştır.

            Gebelikteki hormonal değişiklikler çok yönlüdür ve derinin de bu değişikliklerden etkilenmesi şaşırtıcı değildir. Ter bezler, yağ bezleri ve damar sisteminde değişiklikler olur. Hormonal reseptörler tüm deride ve eklerinde ayrıca  damar sisteminde bulunduğundan değişimlerin bu reseptörler yolu ile olmaktadır.

Gebelikte görülen hiperpigmentasyon (Deri renginde koyulaşma)

Gebeliğe bağlı pigmentasyon değişiklikleri %90 gebede görülür, ayrıca mevcut çiller ve benler  daha da koyulaşır. Genellikle hamilelikte deride hafif ve yaygın bir renk koyulaşması görülür. Daha önce zaten hiperpigmente olan meme ucu, areola, dış genital bölge gibi anatomik bölgelerde gelişen hiperpigmentasyon ise daha yoğun olur. Karın ön yüzünde ince kahverengi bir çizgi de görülebilir ve bu doğum sonrası yavaşça kaybolur. Bu pigmenter değişiklikler gebeliğin erken döneminde başlayarak giderek artar ve doğum sonrası genellikle hafifler. Daha önce zaten koyu olan anatomik bölgeler ise asla gebelik öncesi rengine dönemez, rahatsızlık durumunda doğum ve emzirme bitimi sonrası renk açma tedavisi gerekebilir.  Bu bölgelerdeki yüksek konsantrasyonda bulunan melanositlerin hormonal stimulasyona daha hassas olduğu ileri sürülmüştür. Östrojen ve progesteron melanositlerin güçlü uyarıcılarıdır.

Gebelikte görülen melazma (Gebelik maskesi)

Gebelikte görülen bir başka pigmenter değişiklik ise melazma (kloazma)’dır ve halk arasında gebelik maskesi olarak da bilinir. Bu durum aynı zamanda “gebelik maskesi” olarak da bilinir. Gebe kadınların %50’sinden çoğunda bildirilmiştir. Pigmentasyonun şiddeti koyu tenlilerde daha fazla olur. Genetik yatkınlık da söz konusudur. Güneş ışığı melazmayı şiddetlendirebilir yada kalıcı olmasına sebep olabilir.           Gebelik melazması genellikle doğum sonrası gerileme gösterirken takip eden gebelikde yada doğum kontrol hapı kullananlarda tekrarlayabilir. Epidermal melazma tedaviye iyi cevap verirken dermal melazmayı tedavi etmek güçtür. Ikisinin ayrimi icin Wood muayenesi gerekir. Güneş koruyucular destek tedavidir, gerekli durumlarda rebelik sonrasi renk açıcı tedavi yöntemlerine başvurulabilir.

Gebelikte görülen hirsutizm (Kıllanma)

Gebelikte normal ve anormal dağılımlı olmak üzere çeşitli derecelerde hirsutizm tanımlanmıştır. Özellikle yüzde (dudak üstü, çene ve yanaklar daha sıklıkla), pubik bölgede ve daha az sıklıkla ekstremitelerde ve sırtta görülür. Bu durum postpartum 6 ay içerisinde geriler. Hirsutizmin aşırı olması durumunda androjen sekrete eden over tümörleri, luteomalar, lutein kistleri ve polikistik over hastalığı açısından araştırma gerekir. Bu durumu düzeltmenin kalıcı yöntemleri arasında ise elektroliz ve lazer uygulamaları vardır.

            Gebelikte saçlı deride kılların çapı  artar ve dökülme azalır, saclar gürleşir. Histolojik çalışmalarla anagen fazın uzamış olduğu gösterilmiştir. İlk trimesterde anagen kıllar %85 iken, ikinci trimesterde %95 bulunmuş ve bu oranın doğumdan sonraki ilk haftaya kadar devam ettiği belirtilmiştir. Anagen fazı uzatan etkiyi östrojenin yaptığı düşünülmektedir. Doğumdan sonra östrojenin ani düşüşü ile birlikte anagen fazdaki kılların hızlı bir şekilde %76’ya düştüğü ancak klinik olarak ise 4-20 haftalarda saç kaybının görüldüğü bildirilmiştir. Telogen effluvium olarak bilinen bu saç kaybı aslında daha önce artmış olan kıl yoğunluğunun bir normalizasyonudur.    Öte yandan gebelikte androgenik alopesiyi andırır hafif frontoparyetal dökülme ve gebeliğin ilerleyen dönemlerinde anagen kılların inhibisyonuna bağlı kıllarda diffüz incelme de görülebilir.

Gebelikte görülen stria gravidarum (Gebelik çatlağı)

Gebelikte en sık görülen bağ dokusu değişikliği “stria distensa” (stria gravidarum)’dır. 6-7. aylarda karında, kalçalarda ve daha nadiren de göğüslerde görülür. Gebelerin yaklaşık %90’ında oluşur. Kesin nedeni bilinmemekle beraber adrenal kortikal aktivite artışı, östrojen ve relaksin hormonlarının etkileri ayrıca karın ön duvarının lateral gerilmesi sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Ailesel yatkınlık ve gebelik öncesinde stria varlığı riski arttırır. Pembe-mor renkli atrofik bant şeklinde belirir ve bazen kaşıntı eşlik eder. Stria gravidarumun, gebelik süresince alınan kilo ve çocuğun doğum kilosu ile ilişkisi bildirilmiştir. Doğum sonrası striaların soluklaştığı fakat asla tamamen kaybolmadığı gözlemlenir. Histopatolojisinde dermiste elastin ve fibrillin fiberlerinin azaldığı gösterilmiştir. Birçok topikal ajan denenmesine rağmen stria gravidarumun oluşmasını engelleyecek çok etkili bir uygulama olmamakla beraber dermatoji hekimlerinin bazı önerileri fayda sağlayabilir. Bazı lazerler, igneli radyofrekans (RF) gibi bazı profesyonel uygulamalardan belirginlioginin azalması, çapının daralması seklinde fayda görülür.

 Gebelikte görülen vasküler ve hematolojik değişiklikler

Gebelerde ödem çok sık karşılaşılan bir bulgudur. Ödem, genellikle alt ekstremitelerde ayrıca yüzde ve ellerde görülür. Tüm vasküler bulguların olduğu gibi ödem de östrojen, HCG, ACTH-benzeri hormon, lüteinizan hormon salgılayıcı hormon ve tirotropin salgılayıcı hormon gibi placentadan salınan hormonların etkisi ile dolaşımdaki volümün artması, konjesyon ve kutanöz damarların dilatasyonu, vazomotor instabilite ve proliferasyon sonucudur. Yatak istirahati ve elevasyon genellikle fayda etmez.

Gebelerde vazomotor instabilite nedeniyle ayrıca; fasyal flushing (yuze al basmasi), dermografizm ve soğuk maruziyetine karşı abartılmış renk değişikliği görülebilir.

Gebelikte görülen diğer vasküler değişiklikler deride damar çatlamaları (spider hemenjiom), palmar eritem, varisler, purpura ve gingival hiperemidir. Spider hemanjiomlar gebelerin %67’sinde ikinci ve beşinci aylar arasında görülür ve postpartum üç ay içinde geriler. Gerekli durumlarda koterizasyon ya da plasma enerjisi ile tedavi edilebilir.

Ekte gebelikte görülen fizyolojik ve biyolojik deri değişiklikleri özetlenmiştir.

 

Tablo. Gebelikte görülen fizyolojik ve biyolojik deri değişiklikleri

Pigmentasyon değişiklikleri

Hiperpigmentasyon

Diffüz hiperpigmentasyon

Selektif hiperpigmentasyon (genital bölge, skarlar vb)

Melasma

Sentrofasyal

Maksiller

Mandibular

Pilosebase ünit ve tırnak değişiklikleri

Hirsutizm

Androgenik alopesi

Glandular aktivite

Artmış ekrin fonksiyon

Artmış sebase fonksiyon

Azalmış apokrin fonksiyon

Tırnak değişiklikleri

Subungal hiperkeratoz

Distal onikoliz

Transvers oluklanma

Kırılganlık

Bağ dokusu değişiklikleri

Stria gravidarum

Kutanöz tümörler

Molluscum fibrozum gravidarum

Granüloma gravidarum (vasküler lezyondur)

Vasküler değişiklikler

Spider nevüs

Palmar eritem

Gingival hiperemi ve ödem

Fasyal flushing

Ödem

Varikoziteler

Jacquemier-Chadwick bulgusu (vajinal eritem, ödem)

Goodell bulgusu (serviksin mavimsi renk değişikliği)

Kutis marmaratus

Hemanjiomlar

Purpura

Granüloma gravidarum

Doç. Dr. Selda Pelin Kartal